Afrika'da küresel ısınma kurbanları - Gana'da bir kasaba yok oluyor

Değisen iklimleri ve küresel ısınma konusunu ciddiye almayanlar iyi okusun:

Küresel ısınmanın artması nedeniyle buzullar erirken sular da yükselmeye başlıyor. Gana'nın güneyindeki Totope Kasabası, küresel ısınma nedeniyle yerleşim yerini kaybediyor. Kasaba, her yıl biraz daha içeri çekiliyor. Ancak Totope Kasabası'nın hareket edecek fazla bir yeri kalmadı. Kasaba, Atlas Okyanusu ile Songho lagünü arasında kalmış durumda. Kasabalılar, birkaç yıl içerisinde yerleşim yerini tamamen terk edeceklerini söylüyor. 57 yaşındaki balıkçı Alex Horgah, "Gençliğimde denizi görmek için Hindistan cevizi ağaçlarına tırmanırdık." diye konuştu.

Kasabanın 100 kilometre batısındaki başkent Accra'da toplanan 160 ülke, küresel ısınma ile mücadeleyi görüşüyor. Müzakereciler, tarihin en karmaşık ve zorlu anlaşmasını Aralık 2009'a kadar tamamlamayı umuyor. Müzakereciler, küresel ısınmaya neden olan gazların salınımının azaltılması için bir yol bulmayı ve küresel ısınmadan etkilenen insanlara yardım için bir sistem kurmayı amaçlıyor.

Bilim adamları, yükselen deniz seviyesinin, küresel ısınmanın en büyük etkilerinden biri olacağı uyarısında bulunuyor. 1993'ten bu yana, okyanusların seviyesi yılda 3 milimetre yükseldi. Bu sonuca ulaşan Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, önlem alınmaması halinde kıyılarda yaşayan milyonlarca insanın sel ile karşı karşıya kalacağı, kıyılardaki sulak arazilerden 3'te birinin kaybedileceği ve sert fırtınların kıyıları etkisi altına alacağı uyarısında bulunmuştu. Panelin öngörüleri, Totope'nin gerçeği durumunda. Bin kadar kişinin yaşadığı kasaba halkı ağaçtan yapılma barakalarını sürekli geri çekiyor. Eskiden yaşadıkları yerler şimdiden su altına kalmış durumda. 70 yaşındaki yerleşimci Ganalı Ebenezer Koranteng, "Her yıl deniz daha yakına geliyor. Sürekli yer değiştiriyoruz. Lagünde bizi sıkıştırıyor." dedi. Koranteng, 5 yıl içinde bölgeyi terk etmek zorunda kalacaklarını savundu.

Küresel ısınmanın yanı sıra kasaba halkı, balık ürünlerinde azalma ile de karşı karşıya. Ayrıca kıyılar, başkent ve diğer yerleşim yerlerinden gelen plastik çöplerle doldu. Kasabalılar, plastiklerin üzerini kumla kapatarak lagüne karşı set yapmaya çalışıyor.

Balıkçı Horgah, okyanus ile lagün arasındaki sıkışıklıktan kurtulmak için lagünün karşı tarafına taşınmak istediklerini söyledi. Ancak bu kasabalılara 45 bin dolara mal olacak. Evlerini tekrar inşa etmek için de aynı miktarda paraya ihtiyaçları olacak. Dünya Kaynaklar Enstitüsü'nden Heather McGray, Totope'yi ziyaret ederek, müzakerecilerin bu tür yerlere yardım için fon ayırmaya çalıştıklarını kaydetti. "Sorun parada" diyen McGray, ABD'de toplanacak para ile "Totope gibi on bin köyü taşıyabiliriz." diye konuştu.
Kaynak: Sabah

Wire traps remain wildlife big killer

In the middle of a logging road that flanks Lobeke National Park in the Southeast of Cameroon, a male sitatunga sat on its chest and stomach staring at our approaching vehicle. As we drove closer, it stayed on strangely unruffled. We suspected something was amiss and pulled up 5 metres away.

As we tiptoed towards it, the mammal staggered to its feet, attempted to lurch into the bush but crashed to the ground 4 metres away. Seething around it, we noticed a wire about its left hind leg, blood oozing from it.The sitatunga had succeeded in breaking away from a wire snare but due to pains from its wound could not continue running. The animal died while being rushed to the nearest forest control post.This was one of the many cases of wild animals being caught in wire snares in Southeast Cameroon. Apart from guns, poachers are using wires to trap and kill animals. This is greatly influenced by the availability and affordability of the wires.A study on the circulation of bush meat in Yokadouma, East Province of Cameroon, revealed that more and more hunters use wire snares because “rolls of wire are sold in almost every shop at affordable prices (FCFA 2500). Wire snares, some poachers have confessed, are easy to use and pose very little threat to them (poachers). The snag is that wire traps are easy to use and pose greater threat to all varieties of wildlife species.Studies have revealed that between 26 and 37% of animals that get caught in wire traps end up decaying because some hunters stay for several weeks before checking the traps.In the Southeast of Cameroon, an estimated 15368 wire snares were dismantled between June 2006 and June 2008, excluding numerous wire rolls confiscated from poachers during anti-poaching patrol during the same period.“Wire snares are more dangerous than guns because they kill indiscriminately,” noted Expedit Fouda, Park Assistant for Boumba Bek National Park. “They can bring down elephants, gorillas, chimpanzees, etc,” Expedit stated. According to him, 99 percent of hunting within and around Boumba-Bek national park is carried out using wire snares. “In 2006, we dismantled 4133 wire snares while in 2007, the number almost doubled to 6625, including 6 rolls of cable.” Estimates show that 75% of animals are killed by wire snares in the Southeast of Cameroon.“This is a very big problem,” writhed Balla Ottou, Chief of Sector in Charge of Wildlife for Boumba et Ngoko Division. “Most poachers cannot afford the huge sum needed to buy guns, so they go for wires, judging from the number of poachers we have arrested with rolls of wire cables in recent years,” stated Balla.The use of wire snares is illegal going by Cameroon’s forestry law. The law prescribes use of plants to set traps for subsistence hunting in community hunting zones. Such has been the practice for Baka pygmies over the years. But the availability of wire cables has caused a decline in the use of plants, thereby posing even greater threats to wildlife.“Together with WWF, we have embarked on dismantling wire snares in the forest. We are also inventorying dealers in wire cables in Southeast Cameroon to enable us puncture the supply route,” explained Balla.
Africaheadlines

"TÜRKİYE-AFRİKA İŞBİRLİĞİ ZİRVESİ" PROGRAM TASLAĞI


Türkiye - Afrika İşbirliğı Zırvesi başladası. Program şu şekilde belirtildi:




17 Ağustos 2008, Pazar
Heyetlerin İstanbul’a varışı ve otellere transferler
Öğle yemeği (otelde)

19:30 Otellerden hareket
(Four Seasons Hotel’den tekne ile / Swissotel’den otobüs ile)

20:00 MOPY BE Ünal Çeviköz tarafından konuk heyetler onuruna verilecek
Hoşgeldiniz Resepsiyonu #Çırağan Hotel Terası#

22:00 Otellere dönüş


18 Ağustos 2008 Pazartesi
Heyetlerin İstanbul’a varışı ve otellere transferler
İkili görüşmeler (Gün boyunca) #Çırağan & Four Seasons#

09:30 Otellerden hareket (Yüksek Düzeyli Memurlar)
(Çırağan Palace’dan tekne ile / Swissotel’den otobüs ile)

10:00-11:15 Yüksek Düzeyli Memurlar Toplantısı
#Four Seasons#Atik Paşa Salonu#

11:15-11:30 Kahve arası

11:30-12:30 Yüksek Düzeyli Memurlar Toplantısı
#Four Seasons#Atik Paşa Salonu#

12:30-14:30 Öğle yemeği, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı BE Ertuğrul Apakan'ın ev sahipliğinde
#Four Seasons#Bosphorus Salonu#

14:30-16:30 Serbest zaman

16:30 Otellerden hareket (Dışişleri Bakanları)
(Çırağan Palace’dan tekne ile / Swissotel’den otobüs ile)

17:00-18:15 Dışişleri Bakanları Toplantısı
#Four Seasons#Atik Paşa Salonu#

18:15-18:30 Kahve arası

18:30-19:30 Dışişleri Bakanları Toplantısı
#Four Seasons#Atik Paşa Salonu#

19:30 Four Seasons Hotel’den Çırağan Otel'e hareket (tekne ile)

20:00-22:00 Akşam Yemeği, Dışişleri Bakanı Sayın Ali Babacan’ın evsahipliğinde
#Çırağan Hotel#Enderun# 1+3

22:15 Otellere dönüş
(Four Seasons Hotel’e tekne ile / Swissotel’e otobüs ile)


19 August 2008 Salı
İkili görüşmeler (Gün boyunca) #Çırağan & Four Seasons#

12:30 Otellerden hareket (öğle yemeği için)
(Four Seasons Hotel’den tekne ile / Swissotel’den otobüs ile)

13:00-14:45 Öğle Yemeği, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın evsahipliğinde
#Çırağan Hotel#Enderun# 1+3

15:00-16:15 Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi
#Çırağan Hotel Ballroom#

16:15-16:30 Kahve arası

16:30-18:00 Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi
#Çırağan Hotel Ballroom#

18:00-18:10 Aile fotoğrafı
#Çırağan Hotel, PreFunction/Terrace#

18:10-18:40 Basın toplantısı
#Çırağan Hotel Mabeyn Hall#

18:40 Otellere dönüş
(Four Seasons Hotel’e tekne ile / Swissotel’e otobüs ile)

18:40-19:30 Serbest zaman

19:30 Swissotel’den Çırağan Palace’a hareket (otobüs ile)

19:45 Four Seasons Hotel’den tekne ile hareket

20:00 Çırağan Palace’dan tekne ile hareket

20:30-22:30 Akşam Yemeği, Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün evsahipliğinde
#Feriye Restaurant# 1+3

22:45 Feriye Restaurant’tan tekne ile Çırağan Palace ve Four Seasons Hotel’e hareket

23:15 Çırağan Palace’dan Swissotel’e otobüs ile hareket


20 August 2008 Çarşamba
09:00 Swiss Otel’den Çırağan Palace’a hareket (otobüs ile)

09:15 Four Seasons Hotel’den Çırağan Palace'a hareket (otobüs ile)

09:30 Türk iş dünyası ile kahvaltı
#Çırağan Hotel#Mabeyn Hall#

11:00 Çırağan Palace’dan tekne ile hareket

11:00-12:30 Boğaz Turu

12:40 Eminönü İskelesinden otobüslere hareket

13:00-14:30 Öğle yemeği
#Topkapı Sarayı#Bağdat Köşkü# 1+5

14:30-16:00 Topkapı Sarayı turu

16:15 Otobüslerle tekneye hareket

16:45 Tekne ile Çırağan Palace ve Four Seasons Hotel’e hareket

17:15 Çırağan Palace’dan Swissotel’e otobüslerle hareket

17:15-19:00 Serbest zaman

19:00 Swiss Hotel’den Four Seasons Hotel’e hareket (otobüs ile)

19:15 Çırağan Palace’dan Four Seasons Hotel’e hareket (tekne ile)

19:30-20:00 Kokteyl
#Four Seasons#Atik Paşa Salonu Fuayesi#

20:00-21:00 “Colours of Turkey” Gösterisi
#Four Seasons#Atik Paşa Salonu#

21:15-23:00 Akşam yemeği
#Four Seasons Hotel Terası# 1+5

23:15 Çırağan Palace’a tekne ile hareket

23:30 Swissotel’e otobüs ile hareket

21 August 2008 Perşembe
Heyetlerin ayrılışı (Tüm Gün)

Türk Büyükelçiliği Kamerun - T.C Kamerun Büyükelçiliği - Kamerun'un başkenti Yaounde'deki Türk Konsolosluğu - Türkiye'nin Afrika'daki Konsoloslukları

Türkiye Cumhuriyeti'nin Kamerun'da Büyükelçiliği veya Konsolosluğu bulunmamaktadır.

Bu ülke T.C Abuja Büyükelçiliği (Nijerya) yetki alanındadır;

Türkiye'nin Abuja Büyükelçiliği (Nijerya)

adres: No: 5, Amazon Str. (Minister's Hill) Maitama, Abuja,
tel: 234 9 413 9787
fax: 234 9 413 9457
email: contact@turkembabuja.com
Çalışma Saatleri : Pazartesi-Cuma 09.00-12.30, 13.30-17.00
Görev Çevresi : Nijerya, Kamerun, Togo, Benin, Gana, Liberya, Ekvator Ginesi, Sao Tome ve Principe, Nijer

T.C Angola Büyükelçiliği - Angola Türk Konsolosluğu - Angola'nın başkentı Luanda'daki Türk Büyükelçiliği - Türkiye'nin Afrika'daki Konsoloslukları

Türkiye Cumhuriyeti'nin Angola'da Büyükelçiliği veya Konsolosluğu bulunmamaktadır.

Bu ülke T.C Kinşasa Büyükelçiliği yetki alanındadır;

Türkiye'nin Kinşasa Büyükelçiliği (Demokratik Kongo)
adres: B.P. 7817 18 AVENUE PUMBU (GOMBE), Kinshasa,
tel: 243 81 700 7500
fax: 243 81 301 0571
email: turkemb.kinshasa@gbs.cd

Ali Babacan'ın Afrika Birliği İcra Konseyinde Yaptığı Konuşma (İngilizce metin)

SPEECH OF H.E. ALİ BABACAN,
MINISTER OF FOREIGN AFFAIRS OF THE REPUBLIC OF TURKEY
AT THE EXECUTIVE COUNCIL OF THE AFRICAN UNION SUMMIT
(27 June 2008 – Sharm el-Sheikh)

Mr. Chairman,
Excellencies,
Dear Colleagues,
Ladies and Gentlemen,

It is a distinct pleasure for me to participate in the African Union Summit and address this 13th Ordinary Session of the Executive Council.

On this occasion, I would like to extend my special thanks to the Chairman of the Commission of the African Union, H.E. Jean Ping for inviting me, and to our hosts, the Government of the Arab Republic of Egypt, for their warm hospitality.

Distinguished Colleagues,

Africa today is the centre of global attention. The moves undertaken by Africans themselves for the future of the Continent play a significant role. The African Union’s efforts in this endeavor have been instrumental.

It is a widely shared view that promotion of peace, security and stability is a prerequisite for development and prosperity. The search for the African Union therefore started with the efforts for unity and solidarity among African countries and peoples.

When we look at the transformation that is underway in the Continent today, we pleasantly see that Africa is becoming a rising power.

It is our firm belief that the African Union will continue to play an important role in achieving common goals such as the processes of national reconciliation, good governance and the rule of law.

Turkey has obtained an observer status in the African Union and accredited her embassy in Addis Ababa to the Union in 2005.

Recently, there have been reciprocal high-level visits between the two sides. The first visit was made by the then Chairman of the Commission, H.E. Konare on November 2005 to Turkey. This was followed by the visit of H.E. Prime Minister Erdoğan on January 2007 when he addressed the 8th Regular Summit of the African Union.

Let me reiterate once more that we strongly support the efforts of the African Union and of African countries towards stability, development and prosperity. Turkey is determined to work together with African nations as a friend and a partner. A friend and a partner for regional cooperation, peace and sustainable development.

When I make this statement, I certainly feel encouraged by the recent developments in the Turkish economy which help me to express to you such a reassurance. Let me identify a couple of those achievements.

Today, the total GDP of Turkey has reached 660 billion Dollars. Turkey is the 17th largest economy in the world. Our total trade volume exceeded 300 billion dollars. FDI inflow is now more than 20 billion dollars per year. We received 21 million tourists last year. We are expecting 25 million this year.

Increased humanitarian and development assistance is becoming another defining feature of Turkish economy. Turkey’s international aid budget has been steadily expanding over the recent years. The amount of official development assistance reached 602 million Dollars at the end of 2007. When combined with private sector assistance, this figure rises to 2 billion Dollars, placing Turkey among leading donors in the world.

Turkish International Cooperation and Development Agency (TIKA) has opened three offices in African countries (Addis Ababa, Khartoum and Dakar). This number will increase significantly.

Ladies and Gentlemen,

We observe with satisfaction the performance displayed in recent years by many African countries. We observe stronger democracies, we observe stronger regional cooperation. Africa is rapidly consolidating its place in the World.

I do not intend to paint a rosy picture; it is a fact that the continent is still struggling with health problems. Increasing food prices are particularly challenging African states. And the ongoing conflicts in some countries as well as humanitarian crises continue to be our main concerns. But it is also a widespread expectation of the international community that, in the period ahead and in a very near future, Africa’s destiny is bound to change. In that, I am also a strong believer and so are the people of Turkey.

Let me explain to you briefly what we have done so far in order to contribute to the achievements of the African people.

First and foremost, I have to mention that Turkey has traditionally maintained very good political relations with the African continent.

My Government has taken several initiatives regarding Africa. We have been implementing an “Opening up to Africa Policy” since 1998. We have declared the year 2005 as the “Year of Africa” in Turkey, and increased our cooperation. Our trade volume with African countries which was only 5 billion Dollars in 2003, increased more than two fold and exceeded 12 billion Dollars in 2007. Imports of Turkey from Africa have risen from 3.3 to 6.7 billion dollars.

Yet, considering that Turkey’s total trade volume with the World amounts to 300 billion dollars, we believe that our current trade volume with African countries needs to be boosted seriously. Turkey’s target is to reach a trade volume of 30 billion Dollars with Africa by the end of 2010.

Turkish contractors have so far successfully completed over 3000 projects at international standards, in 70 countries across the globe. Total business volume of Turkish construction sector has reached 105 billion USD by the end of 2007.

There are now 355 Turkish firms currently operating in various African countries.

For increasing our commercial and economic relations with African countries, we are aware that our firms should have access to easy, low cost and fast transportation. Turkish Airlines currently flies to Addis Ababa, Khartoum, Lagos and Johannesburg and plans to operate more direct flights to several destinations in Africa. We are also looking into new means of transport, particularly in the maritime field.

Today we have 12 Embassies and over 20 Honorary Consulate Generals all over the continent. This is not enough. My Government has recently decided to open 15 new Embassies in Africa in the immediate future. Equally, since Turkey is located at the intersection of three continents, it also presents a strategic position for closely monitoring developments in its region. Therefore, we are ready to support African countries which would consider opening embassies in Ankara too.
Distinguished Colleagues,

All these manifest the existing enormous potential between Turkey and Africa and what we have to do is simply to transform this potential into a constructive synergy, to increase our fruitful cooperation with concrete partnership projects. We welcome the decision taken by the AfU during the AfU Summit in Addis Ababa in January 2008, to declare Turkey as one of its strategic partners. Turkey will make every effort in order to advance this partnership further.

I am very glad to say that another endorsement of our partnership has taken place last month. Turkey has become a non-regional member of the African Development Bank in May 2008. This membership will undoubtedly open new areas of cooperation. Turkey’s membership to the African Development Bank will assist our contracting firms to undertake large infrastructure projects in the continent.

After 10 years of a gradually evolving policy of opening up to Africa, we now wish to evaluate the current state of affairs and make a leap forward in our relationship. With this understanding, Turkey is going to host the Turkey-Africa Cooperation Summit in İstanbul, on 18-21 August 2008. H.E. President Gül sent invitation letters to all African leaders.

With all our respect to the decision in Banjul, I would like to emphasize that we consider “Turkey-Africa Cooperation Summit” as the beginning of a steady, sustainable cooperation process. We believe that, in this first summit meeting of our cooperation, the participation of all African countries will allow us to look at the future of this process with reassured confidence.

Availing myself of this opportunity, I would like to reiterate once more the warm invitation of my President.

I would also like to inform the Distinguished Ministers that there will be a meeting with the participation of Foreign Ministers and Senior Officals on 18th of August, just before the Summit. During this meeting, we plan to finalize the draft documents which will be endorsed at the Summit. Therefore, it is a pleasure for me to announce here once again my invitation to you all, as Ministers of Your Respective Governments, to attend the Turkey-Africa Cooperation Summit.

I am sincerely convinced that new and concrete horizons and opportunities for further cooperation between our countries will emerge following this Summit.

Distinguished Statesmen,

Allow me to inform you on some aspects of foreign policy of my country.

A new international environment is being shaped after the end of the Cold War.

Threats such as terrorism, proliferation of weapons of mass destruction, trafficking of humans, drugs and weapons as well as trans-border organized crime started to gain a global dimension.

These problems now affect not only the region they emerge from, but the whole international community.

In that sense, it is impossible to take comfort in the thought that we live in a safe world. On the contrary, new asymmetrical threats are added to the classical areas of the conflicts of the past.

In addition, issues such as climate change, environmental degradation, epidemics, hunger, poverty and weaknesses in good governance carry as much importance as the security issues that I mentioned above.

The capacity of dealing with each of these problems is beyond the power and capacity of individual countries and thus requires cooperation at the global level.

We should not forget that it is a common duty and responsibility for all of us to make the world more tolerable for future generations.

Distinguished Ministers,

The primary aim of Turkish foreign policy is to help secure a peaceful, stable, prosperous and cooperative regional and international environment that is conducive to human development within and around Turkey as well as in other parts of the world. Peace and stability are no doubt indispensable for economic development and prosperity.

At the outset of the 21st century, there still exist serious destabilizing factors in our overburdened planet, and vast discrepancies in welfare persist among states. In order to eliminate this negative outlook, Turkey attaches utmost importance to the achievement in full of the Millennium Development Goals (MDGs) by the year 2015 as defined by the United Nations.

Turkey pursues a proactive foreign policy that employs a broad spectrum of peaceful means. These entail, inter-alia, full integration with the European Union, taking the lead in regional cooperation processes, promoting good neighbourly relations and economic cooperation, extending humanitarian aid and assistance to the less fortunate, participating in peace-keeping operations, and contributing to the peaceful settlement of disputes as well as post-conflict reconciliation and reconstruction efforts.

Dear Colleagues,

I am sure that you are already aware; Turkey is a candidate for one of the non-permanent seats of the UN Security Council for the period of 2009-2010. I am pleased to acknowledge that Turkey has received support for this candidature from many African nations. I also wish to assure you all that, during her term in the Council, if elected with your valuable support in October this year, Turkey will remain particularly sensitive to the challenges facing Africa.

Yes Africa! But what are the challenges that face this extraordinary continent and how does Turkey help to eradicate them?

First and foremost, some parts of the continent is under the serious threat of disasters, flood, famine, other natural catastrophic phenomena which require humanitarian assistance. The significant increase in the humanitarian assistance of Turkey to the Continent in recent years is a concrete indicator of the importance we attach to Africa.

With all these assistance programs, Turkey is now considered by the World Food Programme as among the leading donor countries.

Secondly, we attach special importance to ensuring peace and stability in Africa.

Turkey makes important contributions to Peace Keeping Operations.

Currently we are providing personnel and financial contribution to 6 of the existing 8 UN missions in Africa (Sudan, Sierra Leone, Democratic Republic of Congo, Cote d’Ivoire, Liberia and Burundi).

Thirdly, taking into consideration the genuine needs of the African countries, Turkey gives priority to the projects on agriculture, agribusiness, rural development and water resources management, the development of Small and Medium Scale Enterprises (SMEs), civil defense, security, struggle against malnutrition, communicable and epidemic diseases, efficient transportation network, energy and mineral resources exploration and evaluation, education, science and technology, youth activities, sports and cultural exchange programs. I am happy to say that Turkish and African technical experts are already in co-operation in the field in many African countries.

In our efforts for reaching out to Africa, we are also willing to cooperate closely with the Organization of the Islamic Conference of which we are a member, and the Islamic Development Bank, of which we are a partner.

And finally there exist the health problems that deprive this continent of its rich human resources, human security, sustainable growth and development.

My country is painfully aware of the spread of HIV/AIDS and its implications for Africa. It is unacceptable that nearly six thousand people die every day because of AIDS and that nearly seven thousand people are diagnosed every day as HIV-positive.

We are resolved to display greater solidarity with our African brethren and greater determination to help meet the challenge of ensuring universal access to HIV prevention and treatment.

I am happy to declare that my country has decided to donate three million US dollars, over the course of three years, to the international fight against the pandemic in Africa.

Dear Ministers,

Africa has provided cradle to some of the oldest civilizations of the history of mankind.

It is also the peoples of this unique continent that suffered the worst pains of modern times.

It will also be the developments in Africa that will determine the contribution that globalization will make to our search, as human beings, for prosperity and justice.

Therefore, Africa is in the centre of our common future. The success of Africa will be the success of mankind.

We stand for solidarity and partnership for our common future.

Before concluding my words, I would like to reiterate my Government’s invitation for the Turkey-Africa Cooperation Summit and express my heartfelt wishes for the happiness and prosperity of all African countries. I look forward to meeting you all in İstanbul.

Thank you.

Ali Babacan'ın BM Afrika Grubunda Yaptığı Konuşma, New York, 24 Temmuz 2008 (ingilizce tam metin)

ADDRESS by H.E. ALİ BABACAN, MINISTER OF FOREIGN AFFAIRS OF TURKEY to the GROUP OF AFRICAN COUNTRIES, New York, 24 July 2008

Mr. Chairman,
Excellencies,

It is a great pleasure for me to address the distinguished members of the African Group and I thank you Mr. Chairman for organizing this meeting. Less than a month ago, I attended the African Union Summit in Sharm el Sheikh and I had the pleasure of meeting with many of your Foreign Ministers. I am sure that today will be a continuation of the very productive meetings I had with them on that occasion.

As you know, the relations between Turkey and the African countries continue to develop constantly. I therefore try to make use of every opportunity to meet with my African counterparts or their representatives. And every time we meet, not only I see our relations further enhanced, but I also observe the ever greater strides taken by the African continent as a whole.

Indeed, today Africa lies at the centre of global attention and interest. When we look at the transformation that is underway in the Continent, we see that Africa is fast becoming a rising power. What is even more important and promising is that the moves undertaken by Africans themselves play a significant role in that regard.

Of course, it is also a fact that the continent is still faced with certain problems. Epidemic diseases, climate change and increasing food and oil prices are particularly challenging for the African states. Also, the ongoing conflicts and humanitarian crises in some countries continue to be a source of concern. But it is also the widespread expectation of the international community that Africa’s destiny is changing and that in the near future Africa will be the shining star of our world.

I am a strong believer of this foresight and so are the people of Turkey. Thus, Turkey has every motivation to strongly support the efforts of the African countries towards stability, development and prosperity. Indeed, we are determined to work together with African nations as friends and partners, with a view to expanding the scope of our cooperation in every possible field.

As you know, back in 1998 Turkey adopted an African Outreach Policy which aims at further developing and diversifying the political, economic and cultural ties between Turkey and the African countries. After 10 years, we are pleased with the progress made, although we are fully aware that there is still a big potential to be tapped.

First and foremost, we have laid down the conceptual and legal framework of our political and economic partnership by signing a series of agreements. Exchange of bilateral visits at every level also enabled us to better evaluate the existing opportunities based on our comparative and complementary advantages. Cooperation between private sectors is also promoted through the establishment of joint business councils and/or chambers of commerce.

As a result, our trade volume with African countries which was only 5 billion Dollars in 2003, increased more than two fold and exceeded 12 billion Dollars in 2007. Yet, considering that Turkey’s overall trade volume amounts to 300 billion Dollars, we believe that our bilateral trade can and should be increased significantly. Turkey’s target is to reach a trade volume of 30 billion Dollars with Africa by the end of 2010.

There are hundreds of Turkish firms currently operating in various African countries. The contracting services provided by Turkish firms in those countries alone have reached a total of 18 billion US Dollars with ample room to expand. On the other hand, the amount of direct Turkish investments in African countries exceeded 500 million US Dollars and shows promising signs of further increase.

Turkish Airlines currently flies to Addis Ababa, Khartoum, Lagos and Johannesburg and there are plans to operate more direct flights to several other destinations in Africa. We are also looking into new means of transport, particularly in the maritime field.

Turkey is also stepping up its efforts to provide humanitarian and development assistance to African countries. In this regard, the Turkish International Development and Cooperation Agency (TİKA) has opened 3 offices in the region; Sudan, Ethiopia and Senegal. From these 3 offices TİKA is operating in 37 countries. They are now actively exploring new avenues of development cooperation in areas like health, water sanitation, education, technical training, environmental protection and transportation.

To this end, we have provided several dedicated funds for the use of African countries. The latest initiative is the allocation of 50 million US Dollars by the Turkish Government for the financing of development projects in African countries over the next five years. Also, the recent commitment by Turkey of a total of 20 million US Dollars to the Least Developed Countries (LDC), Small Island Developing States (SIDS) and Land Locked Developing Countries (LLDC) provides another resource pool for many African countries.

In this regard, one of the specific areas we are particularly interested in helping is related to the HIV/AIDS and its implimentation for Africa. It is indeed unacceptable that nearly six thousand people die every day because of AIDS and that nearly seven thousand people are diagnosed every day as HIV-positive. We are thus resolved to help our African partners in combating this menace and ensuring universal access to HIV prevention and treatment. On this occasion, I want to declare that my country has decided to donate three million US Dollars for that purpose to be used over the next three years.

As you might see from this brief summary, our relations are definitely on the right track. And we will do whatever it takes to maintain this momentum. For instance, in line with the significant strides taken in advancing our relations, the year 2005 was declared as the “Year of Africa” in Turkey and new incentives are provided covering all aspects of our relation.

In 2005, Turkey has also obtained observer status in the African Union. Then, and maybe even more importantly, the African Union’s decision in January 2008 to declare Turkey as one of its Strategic Partners has elevated our relations to a new level and further enhanced Turkey’s resolve to further deepen and expand our partnership.

Finally, the most recent boost for our partnership came last May when Turkey has become a non-regional member of the African Development Bank. This membership will undoubtedly open new areas of cooperation.

Of course, as we take our relations to such a new level, we need the expertise and resources to support and sustain it. In fact, we have already 12 Embassies and more than 20 Honorary Consulate Generals all over the continent. However, this is not enough to meet our expectations. Therefore, my Government has recently decided to open new Embassies in 15 African capitals. On the other hand, only 13 African countries have resident Embassies in Ankara, 3 of which are recently opened. Hence, we would like to see other African countries opening Embassies in Ankara and me remain ready to support them in this regard.

The last point I want to mention regarding our relations is the upcoming Turkey-Africa Cooperation Summit to be held in İstanbul, on 18-20 August 2008. H.E. President Gül has already extended invitation letters to all African leaders. Likewise, I have conveyed invitations to my counterparts. We believe that, this first summit meeting will allow us to take stock of the progress made until now. We will also look at the future of our relations with a view to further developing and diversifying them.

As you know, we have also extended invitations to Your Excellencies, PRs, for this meeting. In doing so, we are guided by the belief that our deepening bilateral relationship should also find its reflection in the UN. What is more, the close contact and cooperation between our Permanent Missions in New York also provide us with alternate channels of swift communication between our capitals. So I would like to see you all in the magnificent city at Istanbul next month.

Distinguished Ambassadors,

Having mentioned the UN, we are indeed cognizant of the importance of the Africa-related issues on the UN agenda, and the invaluable contributions your missions are making to the deliberations in the General Assembly, in the Security Council and in the ECOSOC. Since development, security and human rights are the three cornerstones of the UN, African countries certainly have a great say in the future of this organization and all what it stands for.

I am also pleased to observe that, despite the geographical distance, we share common positions on many of those issues. Hence, there is ample ground for increased cooperation.

That brings me to the last part of my remarks, our candidature for one of the non-permanent seats in the UN Security Council for the term 2009-2010.

In a nutshell, we see our prospective membership in the Security Council as an opportunity which will allow us to contribute even further to the achievement of our common objectives in the UN.

In this regard, it is worth underlying that the last time Turkey served in the Security Council was in 1961, and for only a one-year term. Having stayed out of the Security Council for almost half a century, while at the same time remaining at the heart of many issues and problems that demanded the close attention of this body, we think it is now time that we are given the opportunity to bring our added value to the work of the Security Council.

Also, the drastic changes that took place in world politics within the last two decades and the ensuing transformation of Turkish foreign policy in line with these new realities have strengthened our motivation to become a non-permanent member of the Security Council.

Indeed, looking back into the recent past and the efforts exerted by Turkey in addressing our common risks, threats and opportunities, I am pleased to see a satisfying record. Allow me to briefly mention a few points.

First of all, our humanitarian and development assistance, about which I have already spoken within the context of Africa, is increasing steadily. To give you an idea of our efforts, the ODA we provided for the last three years has been 600 to 700 million US Dollars per year. When we include, for the same period, the aid provided by our private sector and the NGOs, the figure for our total assistance then reaches to 1.1 to 1.7 billion US Dollars per year.

Secondly, our level of participation in the UN peacekeeping missions has also shown a constant increase, making us an important contributor to such operations. In this context, we attach special importance to ensuring peace and stability in Africa. Currently, we are providing personnel and financial contribution to 6 of the existing 8 UN missions in Africa (Sudan, Sierra Leone, Democratic Republic of Congo, Cote d’Ivoire, Liberia and Burundi). We are also one of the leading police contributors to the UN.

On another front, we take particular pleasure to co-sponsor the Alliance of Civilizations, an initiative which, under the auspices of the UN Secretary-General, aspires to serve as a catalyst for the much needed dialogue and interaction between different cultures. Already, 74 countries, including many of you, and 14 international organizations associated themselves with this initiative through membership to its Group of Friends. Given the high risks and stakes involved, Turkey is committed to the success of this initiative and make use of its unique bridging qualities to promote tolerance, understanding and harmony among different faiths and cultures.

Dear Friends,

I know that you are already familiar with many of these issues. Therefore I will conclude by just saying that Turkey truly feels itself well-qualified to be represented in the Security Council and that we believe we can indeed bring a significant added value to the work of the Council if and when given the opportunity.

In light of the common interests and ideals shared by our respective countries, African Group’s support to our quest for Security Council membership is of vital importance for Turkey. We have already received a strong show of support from the African countries and we are indeed grateful for that. On our part, I would like to reiterate that we would do everything to prove worthwhile of your support and, if elected, Turkey will remain particularly sensitive to the challenges facing Africa.

Thank you.

Kamerun Konsolosluğu - Kamerun İstanbul Konsolosluk bilgileri

Kamerun Cumhuriyeti'nin İstanbul Konsolosluğu. Kamerun ile ilgili her türlü işlem; vizeler, ticari konular, eğitim, evlilik v.b konularda iletişime gecebileceğiniz konsolosluk adres ve telefonları.

Osman MERZECİ, Fahri Konsolos

Adresi: Üniversite Mah. Bağlariçi Cad. No:29, 34850 Avcılar İSTANBUL
Telefoni: (0212) 676 01 28
Faks: (0212) 676 01 06
Email: osmanmerzeci@kerevitas.com.tr
Görev Bölgesi: İstanbul

Kamerun Vizesi - Kamerin vize Bilgileri - Kamerun vize başvuru koşulları ve işlemleri - Kamerun vizesi nereden alınır - Kamerun turist ve iş vizeleri

Kamerun'a gitmek için vize almamız gerekiyor mu.
Kamerun Türkler'den vize istiyor mu.

Cevap: Evet.
Kameruna gitmeden önce vize işlemlerinizi mutlaka yaptırın.

Nerden Alınır:
İstanbul'da bulunan Fahri Konsolosluğu bu konuda gerekli bilgi verebilir. Ayrıca, Diğer ülkelerdeki Kamerun Büyükelçiliklerinden de alınabilir.

Kamerun Konsolosluğu iletişim bilgileri

Angola Vizesi - Angola vize işlemleri - Angola vize Başvuru Koşulları - Angola vizesi nereden alınır - Angola turist vizesi ve gereken aşılar,

Angola Türklerden vize istiyor mu?
Yakında bir iş için Angola'ya gidecegim. Vizesiz gidebilir miyim?

Angola'ya Vize gerekiyor mu: EVET

Yani bu ülkeye vizesiz gidemezsiniz. Ayrıca ülkeye girişte kapıda vize verilmesi uygulaması bulunmamaktadır.

Vize Nerden Alınır: Kapıda vize uygulaması yoktur. Vize almadan sakın gitmeyin.  Angola vizesi almak isteyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının www.visaangola.com internet adresinden başvuru yapması gerekmektedir.

Alınacak vize türüne göre talep edilen belgeler değişmekte olup, ayrıntılı bilgiye sözkonusu internet adresinden ulaşılabilmektedir.

Angola Cumhuriyeti Büyükelçilik Adresi ve Telefonları için Tıklayın

Komor Halk Müziği - Komor Adalarından resimler ve geleneksel Komor Müziği - Komor kültürü,

Komor Adaları cok zengin bir müzik kültürüne sahiptir,

Dünyanın en yoksul 49 ülkesinden 32'si Afrika'da - Dünyanın en yoksul ülkeleri

BM, dünyanın en yoksul 49 ülkesinin sosyal ekonomik yapısını inceledi. Araştırmaya göre bu ülkelerde, her 4 kişiden biri günde 2 doların altında bir gelirle yaşamaya çalışıyor.

Birleşmiş Milletler’in yoksul ülkeler raporu Asya ve Afrika'dan 49 ülkeyi kapsıyor. Rapora göre, 49 ülkede toplam 277 milyon kişi aşırı yoksulluk çekiyor

BM’nin listesine göre dünyanın en yoksul 49 ülkesi şu ülkelerden oluşuyor:
Afganistan, Angola, Bangladeş, Benin, Bhutan, Burkina Faso, Burundi, Cape Verde, Çad, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Dijibouti, Ekvatoral Gine, Eritre, Etiyopya, Fine-Bissau, Gambiya, Gine Cumhuriyeti, Haiti, Kamboçya, Kiribati, Komorolar, Lao Demokratik Halk Cumhuriyeti, Lesoto, Liberya, Madagaskar, Malavi, Maldivler, Mali, Moritanya, Mozambik, Myanmar, Nepal, Nijerya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Ruanda, Samoa, Sao Tome and Principe, Senegal, Sierra Leone, Solomon Adaları, Somali, Sudan, Tanzanya, Togo, Tuvalu, Uganda, Vanuatu, Yemen, Zambiya.

YOKSUL ÜLKELERİ ZOR GÜNLER BEKLİYOR
Bu ülkelerde her 4 kişiden biri, günde 2 dolardan daha az bir gelirle yaşamaya çalışıyor.
Hızlı nüfus artışına bağlı olarak yoksul sayısı da artıyor. küresel gıda krizinin bu durumu daha da kötüye götürme ihtimali var.

İç kaynaklar yerine dış finans ve kalkınma yardımlarına bağımlı olan bu ülkelerde ticari şok riski giderek artıyor. Petrol ihraç eden bazı ülkelerdeki iyileşmeye rağmen, ekonomik kalkınma toplumun tüm katmanlarına yansımıyor. Yıllık yüzde 7’lik büyüme hedefi geçilerek son 30 yılın rekoru kırılsa da, küresel ekonomik yavaşlama en çok bu ülkeleri tehdit ediyor.

Raporda kalkınma için ise önceliğin ulusal politikalara verilmesi gerektiğine vurgu yapılıyor.
kaynak: www.ntvmsnbc.com

Gana Haberler - Gana'da son gelişmeler - Gana siyasi ve spor haberleri - GanaYazıları - (Ghana News)

Eğer Gana'da bir kadın, evlilik dışı bir ilişki yaşadıysa ne olur? >>>>

Gana'da çocuk trafiği sorunu (South-Dayi challenged to eradicate child trafficking) ingilizce haber >>>>

Tunus Haberleri - Tunus Hakkında çıkan yazılar - Tunus'dan Haberler - Tunus üzerine makaleler - (Tunisia News)

"Sabah deniz, akşam çöl" - Merak edenlere kısa ve öz Tunus gezi rehberi >>>>

Zimbabve Haberleri - Zimbabve'den Haber var - Zimbabve üzerine yazılar - (Zimbabwean News)

Dünyadaki en yüksek enflasyona sahip ülke : Zimbabwe >>>>

Komor Adaları’nda şeriat paniği - (Komor Haberleri)


Tatil cennetinde şeriat paniği

Hint Okyanusu’ndaki Komor Adaları’nda İslamcılar iktidar olduğunda “gizli gündemi” olmadığını söylemişti

Özellikle Fransız ve Avrupalı turistlerin tercihi Komor Adaları’nda şeriat paniği yaşanıyor. Madagaskar ve Seyşel Adaları arasında yer alan dört adadan oluşan ülke, 1978’te Fransızlar’dan bağımsızlığını kazanmıştı. O yıllardan beri, birçok askeri darbeye sahne olan ve uzun süre cunta tarafından yönetilen Komor Adaları’nda 2 yıl önceki seçimlerde Ahmed Abdullah Sambi iktidara geldi. O güne kadar ılımlı İslam ülkesi olarak tanımlanan Komor’da, muhalefet “şeriat gelecek” korkusu yaşamaya başladı. Radikal İslamcı Sambi, din devleti kurmayacağını söyledi.

Ahlak Polisi Geliyor
Ancak son haftada çıkan yasalar, basını ve aydınları korkuttu. Aydınlar, Sambi’yi Komor’u sinsice şeriat ülkesine çevirmekle suçluyor. Bu suçlamaların çıkış noktası ise Din İşleri Bakanlığı’nın yayınladığı bir kanun. “Komor kimliğini korumak” için çıkarılan kanuna göre, kadınların halk içinde bedenlerinin herhangi bir bölgesini açıkta bırakan kıyafet giymeleri yasaklandı. İçki satışına yasak getirildi. Gençlerin, doğum günü, mezuniyet veya herhangi bir nedenle kutlama düzenlemelerine, “ülkeyi yozlaştırıyor” gerekçesiyle izin verilmeyeceği açıklandı. Son olarak Sambi, İran usulü bir ahlak polisi kurulacağını söyledi.


Fabrikatör Ayetullah
Şişe su, parfüm fabrikaları ile televizyon kanalı sahibi olan Ahmed Abdullah Sambi, Komor Adaları’nın en zengin işadamlarından biri. Suudi Arabistan, İran ve Sudan’da din eğitimi alan Sambi, halk arasında “Ayetullah” olarak adlandırılıyor. Komor’da 28 yıl süren askeri yönetimin ardından 2006’da yapılan seçimlere bağımsız aday olarak katılan politikacı, yüzde 58 oyla ülkenin seçilmiş ilk lideri oldu. Sambi’nin yedi çocuğu var. Çoğu Sünni olan ülkede Sambi’nin, İran’dan ekonomik destek aldığı için “gizli Şii” olduğu iddia ediliyor.

Nüfusun yüzde 98’i Müslüman
Komor, 1400’lerde Arap tüccar ve denizcilerin uğrak yeri oldu. Halk bu tüccarların etkisi ile İslam’ı seçti. 1841’de Fransızlar’ın kontrolüne girdi. 1978’de bağımsızlığını kazandı. 5 adadan oluşan ada takımlarındaki, Mayorette Adası hâlâ Fransa’nın yönetiminde. 789 bin nüfuslu adanın yüzde 98’i Müslüman.
Kaynak: Vatan Gazetesi

ilgili linkler:
Komor Adaları vize ve konsoloslik biglileri
Komor Adaları hakkinda bilgiler
Komor Adaları’ndan fotograflar

Eritre - Etyopya Savaşı ve Eritre'nin Kimliği - Afrika üzerine makaleler (3) - (Ahmet Varol)

Ahmet Varol
Doğu Afrika, Afrika'nın son yüzyılda en önemli çatışmalara ve kargaşaya sahne olan bölgelerindendir. Bu bölge geçtiğimiz haftalarda da bir savaşa sahne oldu. Bugünkü yazımızda Amerika'nın müdahalesi sonucu çabuk biten bu savaşın ve bölgedeki statükonun genel bir değerlendirmesini yapmak istiyoruz.

Savaş bilindiği üzere Eritre'yle Etyopya arasında gerçekleşti. Oysa Etyopya'nın eski diktatörü Hiela Mariam'ın tahttan indirilmesinden sonra iş başına gelen yeni Etyopya yönetimiyle yine adı geçen diktatörün uzaklaştırılmasının ardından bağımsız olan Eritre'nin ateist - sosyalist devlet başkanı Asias Afewerki'nin arası son zamanlara kadar gayet iyiydi. İkisi birlikte İslami kimliğinden dolayı bölgenin stratejik yönden en önemli, coğrafi yönden de en geniş ülkesi Sudan'a karşı cephe alabiliyor; savaş açabiliyorlardı. Ancak Afewerki'nin önemli bir özelliği de Amerika ve İsrail'in "saldır" dediğine saldırması, "yakala" dediğini yakalamasıdır. Onun için dostluğun veya aynı düşünceleri paylaşıyor olmanın çok fazla bir önemi yoktur. Eğer bunun önemi olsaydı, bağımsızlık mücadelesi esnasında Eritre halkına büyük destek veren, bir milyon Eritreli mülteciyi barındıran Sudan'a sadakat gösterir, Amerika ve İsrail'in hatırına bu ülkeye saldırmaktan kaçınırdı. Ama onun vefakarlık gibi bir sorunu olmadığından daha çok karnını doyuranların direktiflerini yerine getirme gereği duymaktadır. Böyle olduğundan dolayı rasyonalist de düşünemiyor. Öyle düşünebilseydi Yemen'in Kızıl Deniz'deki adalarını işgal etmemesi gerekirdi. Çünkü bu adaların işgali ona düşman sayısını artırmaktan başka hiç bir yarar sağlamamıştır. Ancak Yemen bundan önceki dönemde hükümete İslami bir partiyi ortak ettiğinden, Körfez meselesinde Amerika'ya destek vermediğinden ve Ortadoğu'daki "İsrail'le uzlaşma" çalışmalarına katılmadığından cezalandırılması gerekiyordu. Amerika ve İsrail de ekonomik yönden köşeye sıkıştırdıkları, siyasi kıskaca aldıkları Yemen'in bir de Eritre devlet başkanı tarafından hırpalanmasını, paçalarının yırtılmasını sağladılar. Bu açıdan baktığımızda onun geçtiğimiz haftalarda ani bir şekilde Etyopya'ya saldırmasında da bir bit yeniği olduğunu düşünüyoruz. Ama bu iki devletin birbiriyle savaşması Sudan'ın güneyindeki, ayrılıkçıların lojistik yönden iyice zorlanmalarına sebep oldu. Son zamanlarda zaten sürekli kan kaybeden bu ayrılıkçıların söz konusu iki ülkenin lojistik desteğinden mahrum kalmaları tümüyle yok olmanın eşiğine gelmeleri gibi bir sonuca yol açabilecekti. Amerika ise Güney'deki ayrılıkçıların her zaman Sudan'ın baş belası olarak kalmalarını istiyor. Bu yüzden Eritre - Etyopya Savaşı'na hemen müdahale etti ve büyük ihtimalle kendinin başlattığı bir savaşı yine kendi bitirdi.

Bilindiği üzere Eritre'deki bağımsızlık mücadelesi İslami anlayış sahiplerinin destekledikleri ve sahiplendikleri bir mücadeleydi. Ancak ne yazık ki, son yüzyılda sömürgeci güçlerin bu tür bağımsızlık mücadelelerini hedefinden saptırma oyunları Eritre'de de başarılı olmuş ve asıl mücadeleyi başlatanlar değil sömürgeci güçlerin desteklediği gruplar kurulan bağımsız devlette ipleri ellerine almışlardır. Bunun nasıl gerçekleştiğini anlatmamız için sözü bir hayli uzatmamız gerekir. Ancak şunu bilmeliyiz ki, oradaki bağımsızlık mücadelesini sahiplenmemiz bugün kurulan bağımsız devletteki siyasi yapıyı, statükoyu sahiplenmemizi gerektirmez. Bu yapıyı sahiplenmek yerine sömürgeci güçlerin özellikle son yüzyılda, gerçekleştirdikleri bu saptırma oyunlarının irdelemesini yapıp da aynı tuzağa yeniden düşmemek için ne gibi tedbirler alınması, işin başında nasıl tavır sergilenmesi gerektiği konusunu düşünsek daha yararlı olur. Sömürgeci güçler aynı oyunu yakın geçmişte Filistin'de oynadılar, bugün de Kosova'da oynuyorlar. Hedef sadece belli bir toprak parçasının bağımsız olmasını sağlamak olmamalıdır. Çünkü işin gerçeğinde toprağın küçük parçalara ayrılmasındansa küçük parçaların birleştirilip global bir güç oluşturulması daha efdaldir. Asıl hedef zulümden kurtulmak ve Allah'ın hükümlerini hakim kılmak olmalıdır. Eğer bu gerçekleşmezse, kurulan yeni yönetim zulümde ve inkarcılıkta eskisini aratmıyorsa o zaman küçük küçük devletçikler oluşturulması sadece sömürgecilerin işlerine yarar.
kaynak: vahdet.com.tr

"Somali’de liderlik tartışması" - Afrika üzerine makaleler (2) - (Ahmet Varol)

Ahmet Varol - Vakit

Somali’ye komşu Cibuti’nin aracılığıyla Etyopya işgal güçlerinin çekilme takviminin belirlenmesi ve karşılığında Somali’de ateşkes uygulanması üzerine anlaşma imzalanması ülkedeki muhalefette liderlik tartışmasının ortaya çıkmasına yol açtı. Söz konusu anlaşma ve öncesindeki gelişmeler hakkında biz gazetemizin 6, 7 ve 11 Haziran 2008 tarihli sayılarında yayınlanan üç yazı yazmıştık. (Bu yazıların her üçüne de vahdet.com.tr adresinden sırasıyla Dünya Gündemi > Somali >Somali’de Diyalog çabaları linklerini tıklayarak ulaşabilirsiniz.) Bugünkü yazımızda da söz konusu liderlik tartışmasının tahlilini yapmak istiyoruz. Ancak Somali’deki gelişmelerle bir şekilde irtibatları olan civar ülkelerinin sergilediği tavırlar hakkında özet bilgiler vermeyi yararlı görüyoruz. Malum olduğu üzere Somali’deki gelişmelerle en çok irtibatlı olan bölge ülkesi, işgalci konumundaki Etyopya’dır. Bu ülkenin Somali’yle eskiden beri toprak sorunu var. Şimdi iç meselelerinden yararlanarak Somali’yi arka bahçe telakki etmeye başladı. Bu ülkedeki İslâmî hareketin güçlenmesini ve tüm ülkede hâkimiyeti ele geçirmesini kendi açısından riskli gördüğü için ABD’nin de talimat ve yardımlarıyla, İslâmî Mahkemeler Birliği’nin tasfiye ettiği siyasi oluşumlara destek iddiasıyla işgal güçlerini soktu. Dolayısıyla şu an yaşanan sorunun ana kaynağını bu işgal oluşturuyor.

Hadiseyle yakından irtibatı olan bir diğer bölge ülkesi ise Eritre’dir. Bu ülkedeki yönetim aslında İslâmî oluşumlara sıcak bakmıyor ve kendisinin de Eritre içindeki İslâmî hareketle sıkıntısı var. Ama Etyopya’nın bölgede güçlenmesini ve hâkimiyet alanını genişletmesini istemiyor. Bu yüzden Somali’deki işgale karşı mücadele eden İslâmî oluşumlara lojistik destek veriyor. Etyopya işgaline karşı bağımsızlık mücadelesini yöneten İslâmî oluşumların belli başlıları da bu destekten yararlanarak siyasi ve diplomatik faaliyetleri için Eritre’yi üs edinmiş durumdalar.

Cibuti bölgenin en küçük ve zayıf ülkesi. Hem Etyopya’ya ihtiyacı var, hem de ondan gelebilecek tehlikelerden çekiniyor. Somali hadisesinde tarafsız gibi görünmekle birlikte, tarafsızlığını yeri geldiğinde öncelikle Etyopya’nın hesabına yarayacak atak ve girişimler için değerlendiriyor. Son anlaşmada yürüttüğü arabuluculuk çalışması buna örnek gösterilebilir.

Kenya aslında Etyopya’nın işgalinden rahatsız. Ama ABD ve Siyonist işgal devletiyle de önemli menfaat ilişkileri var. Dolayısıyla Etyopya işgaline karşı açıktan tavır alması ve muhaliflere lojistik de olsa destek vermesi durumunda Siyonist işgalcileri ve ABD’yi karşısında bulacağını biliyor. Bu yüzden olayların dışında görünmeye çalışıyor. Daha önce Somali’den kaçan mültecileri kabul ediyordu. Ama artık mültecilere de kapıları kapattı.

Somali’nin Yeniden özgürlüğüne Kavuşturulması İttifakı’nın Yürütme Kurulu başkanlığına getirilmiş olan Şeyh Şerif’in Cibuti’de imzaladığı anlaşma adı geçen ittifaka üye muhtelif gruplar tarafından tepkiyle karşılandı. Anlaşmayı reddedenler işgal güçlerine karşı silahlı mücadelenin kesintisiz bir şekilde devam etmesini, işgal güçlerinin yerine uluslar arası güç yerleştirilmesi gibi bir alternatife onay verilmemesini ve işgale direniş yoluyla kesin bir şekilde son verilmesini savunduklarını ortaya koydular. çıkan tartışmalar üzerine adı geçen ittifaka üye oluşumların temsilcileri Eritre’nin başkenti Asmara’da bir araya gelerek Şeyh Şerif’in Yürütme Kurulu başkanlığından, Şerif Hasan Aden’in de Merkezi Komite başkanlığından azledilmesine karar verdiler. Bu azil kararlarının alındığı toplantıya bizzat katılamayan bazı temsilciler de görüşlerini e-mail yoluyla bildirmişlerdi. Şeyh Şerif ise kararların geçersiz olduğunu ve kendisinin başkanlık görevinin devam ettiğini açıkladı. Asmara toplantısına katılanlar ittifakın Yürütme Kurulu başkanlığına İslâmî Mahkemeler Birliği’nin eski başkanı Hasan Tahir Uveys’i, Merkezi Komite başkanlığına da Şerif Salih’i seçti. Ne kadar ilginçtir ki daha yakın zamana kadar Somali’deki işgale karşı mücadeleyi organize eden ittifakı muhatap almayan ve terör ittifakı olarak suçlayan ABD ve yandaşları örgüt içindeki liderlik tartışmasına müdahale etme ihtiyacı duymuş, Şeyh Şerif’in azledilmesi kararının geçersiz olduğunu dile getirmişlerdi.

Somali’deki bu liderlik tartışması yeni bir sorunu da beraberinde getirdi. Fakat Cibuti’deki anlaşmaya imza atanların görevden azledilmesi de bir vakıayı yani bu anlaşmanın uygulamaya geçirilmesinin pek mümkün olamayacağını ortaya koyuyor.
Kaynak: Habervaktim.com

İskoç'yanın Gizemli Blackhouse Köyü

Afrika'da Da Yenilen Çarkıfelek Meyvesi - Nasıl Kesilir Nasıl Yenir

Çıralı Sahili Olimpos Antalya

Afrika ile ilgili merak ettiğiniz herşeyi buradan arayabilirsiniz

İçerik

200.000 dolar banknot (1) Abidjan Night Clubs (1) Abidjan Night Life (1) ad'a nasıl gidilir (1) Addis Ababa Büyükelçiliği (2) Aden Chideh Robleh (1) African Booty Girls (1) Afrika adetleri (1) Afrika Bayrağı (1) Afrika bayrakları (1) Afrika Birliği (1) Afrika çölleri (1) Afrika Danslari (1) Afrika davulları (1) Afrika Dili (1) Afrika Dilleri (1) Afrika ekonomi haberleri (1) Afrika ekonomisi (1) Afrika Futbol Haberleri (1) Afrika Gay mahkemleri (1) Afrika gelenekleri (1) Afrika gezileri (1) Afrika gezisi vizeler (1) Afrika Haritaları (1) Afrika Haritası (1) Afrika makeleri (1) Afrika Mersin Konsolosluklar (1) Afrika mimarisi (1) Afrika müziği (1) Afrika müzikleri (1) Afrika Para Birimleri (1) Afrika renkli atlas (1) Afrika resimleri (1) Afrika ritimleri (1) Afrika seyahat aşıları (1) Afrika Stadyumları (1) Afrika şeriat yasaları (1) Afrika Türk Konsolosluğu (1) Afrika ülkeleri konsolosluklar (1) Afrika Vizeleri (3) Afrika yerel dansları (1) Afrika-Türkiye zirvesi (1) Afrika'da Alkol Yasağı (1) Afrika'da büyücülük (2) Afrika'da emperyalizm (1) Afrika'da Eşcinseller (1) Afrika'da evlilik dışı bir ilişkiler (1) Afrika'da fakirlik (1) Afrika'da Fok Avı (1) Afrika'da hayvanlara iskence (1) Afrika'da islami hareketler (1) Afrika'da Kayak (1) Afrika'da kokik olaylar (1) Afrika'da Konuşulan Diller (1) Afrika'da memurluk (1) Afrika'da müzik (1) Afrika'da Psikolojik travmalar (1) Afrika'da sanat (1) Afrika'da spor (1) Afrika'da şeriat (1) Afrika'da Taliban (1) Afrika'da Türk konsoloslukları (1) Afrika'daki camiler (1) Afrika'daki Dev Stadlar (1) Afrika'daki Fransız sömürgeleri (1) Afrika'daki Konsolosluklar (1) Afrika'dan fotograflar (1) Afrika'dan kazalar (1) Afrika'lı müslümanlar (1) Afrika'ya Ucuz Uçak Bileti (1) Afrikaca Hangi Ulkede Konusulur (1) Afrikalı Askerler (1) Afrikalı büyücüler (1) Afrikalı Hamdi (1) Afrikalı Sevgili (1) Afrikali Liderler (1) Afro-Kuban (1) ağaçtan yapılma barakalar (1) Alemitu Bekele Degfa (1) Alex Horgah (1) Algeria news (1) Algerian Consulate in Istanbul (1) Algerian Embassy in Ankara (1) Algerian visa for Turkish citizens (1) Alman camileri (1) Altunç KUMOVA (1) Ambasciata di Turchia in Ciad (1) Andry Rajoelina (1) Angola (1) Angola coat of Arms (1) Angola flag (1) Angola Havayolları (1) Angola Otelleri (1) Angola vahsi hayat (1) Angola vize bilgileri (1) Angola vize istiyor mu (1) Angola vizesi (1) Angola-Türkler (1) Angola'nın bayrağı (1) Angola'ya nasıl gidilir (1) Anjuan Adası (1) Aslan Eti Yiyen Devlet Başkanı (1) Asmara'dan görüntüler (1) atlas dağları resimleri (1) Avenue Pumbu (1) Bangui Türk Konsolosluğu (1) Bardo Mozaik Müzesi (1) Bayraklar (1) Benin vize formu (1) Botsvana (2) Botsvana Konsoloslugu (1) Botsvana Vize (1) Brazzaville consulate adress (1) Burkina Faso Büyükelçiliği (1) Burkina Faso Konsolosluğu. (1) Burkina Faso Vize (1) Burundi Vizesi (1) Cabo Verde (1) Cabo Verde Vizesi (1) Caz Dans (1) Cezayir Ankara Büyükelçiliği (1) Cezayir Büyükelçiliği (1) Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti bilgileri (1) Cezayir gezileri (1) Cezayir haberleri (1) Cezayir Konsolosluğu (1) Cezayir Türk Büyükelçiliği (1) Cezayir Üniversiteleri (1) Cezayir vize işlemleri (1) Cezayir vizesi (1) Cezayir'de dev camii (1) Cezayir'de neler oluyor (1) Cezayir'deki Türk Konsolosluğu (1) Cezayire nasıl gidilir (1) Chenini (1) Chott El Jerid (1) Ciburiye seyahat (1) Cibuti (2) Cibuti konsolosluk bilgileri (1) Cibuti vizesi (1) Cilgin Genclik (1) Collectivité départementale de Mayotte (1) Comores Consulate Turkey (1) Comores culture (1) Comores songs (1) Congo consulate Istanbul (1) Congo flag (1) Consulat turc à N'Djamena (1) Consulte of Demokratic Kongo Turkey (1) Cote d'Ivoire Black Babes (1) Çad (2) Çad Harita (1) Çad Konsolosluğu (1) Çad Nerede (1) Çad ve Türkler (1) Çad vize istiyor mu (1) çöl fotoğrafları (1) çöl resimleri (1) Dar Bel Hadj (1) deli para (1) Demokratik Kongo Cumhuriyeti (2) Demokratik kongo konsolosluk (1) Demokratik Kongo Türk Konsolosluğu (1) Demokratik Kongo Vizesi (1) Departmental Collectivity of Mayotte (1) dev popolu zenciler (1) Dışişleri Bakanları Toplantısı (1) Doğu Afrika şehirleri (1) Doğu Afrika ülkeleri (1) Doğu Afrika'da ada ülkeler (1) Douala Gece Kulüpleri (1) Dünya Kaynaklar Enstitüsü (1) Dünya Ormancılık Merkezi (1) Ebenezer Koranteng (1) Ebubekir Şekau (1) Ekmeleddin Ihsanoglu konsolos. (1) Ekvator Ginesi Konsosluk Istanbul (1) Ekvator Ginesi Nerede (1) Ekvator Ginesi Vizesi (1) Embassy of Turkey in Algeria (1) Embassy of Turkey in Chad (1) en fakir ülkeler (1) Equatorical Guinea consulate Turkey (1) Eritre (1) Eritre Devleti (1) Eritre Ekonomisi (1) Eritre filmi (1) Eritre resimleri (1) Eritre resimleri 2 (1) Eritre videosu (1) Eritre'den manzaralar (1) Ertuğrul Apakan (1) Etiyopya Birri (1) Etiyopya Haritaları (1) Etyopya Haberleri (1) Etyopya Konsolosluğu Gaziantep (1) Etyopya Konsolosluğu İstanbul (1) Etyopya Konsolosluğu İzmir (1) Etyopya Konsolosluğu Mersin (1) Etyopya vizesi (1) Etyopya'da egitim (1) Etyopya'nın Türkiye Büyükelçiliği (1) Fas Büyükelçiliği (1) Fas ve izmir (1) Fas vize formu (1) Fas vizesiz Fas gezisi (1) Fas'ta iş imkanı (1) Fasa vize gerekli mi (1) Fatih ÇAKMAKOĞLU konsolosluk (1) Federal İslâm Cumhuriyeti (1) Fikdisi Sajili lehceleri (1) Fil eti yemekleri (1) Fildisinde Afrika Dili (1) Fildişi Sahili (1) Fildişi Sahili İzmir Konsolosluğu (1) Fildişi Sahili Konsolosluğu (1) Fildişi Sahili vize (1) Fransa'nın deniz aşırı toprakları (1) Fransa'nın kolonileri (1) Gabon Fahri Konsolosluğu Ankara (1) Gabon Konsolosluğu İstanbul (1) Gabon vize (1) Gahanian News (1) Gambian Ambassador Turkey (1) Gambian Embassy Turkey (1) Gambiya Büyükelçiliği (1) Gambiya Konsolosluğu (1) Gambiya Vize (1) Gana Fahri Konsoloslugu (1) Gana futbol haberleri (1) Gana Harita (1) Gana Konsoloslugu (1) Gana Nerede (1) Gana Üniversiteleri (1) Gana Vize (1) Gana'da ilginç haberler (1) Gana'dan haberler (1) geleneksel ezgiler (1) German mosque (1) Ghanalı kadınlar (1) Ghanas Nyheter (1) Güney Afrika Konsolosluğu (1) Güney Afrika Vize (1) Haberler Gana (1) Haberler Zimbabwe (1) Harare (1) Heather McGray (1) Hepatitus A (1) Hindistan cevizi ağacı (1) Honorary Consulate General of Turkey (1) Honorary Consulate of Congo in İstanbul (1) Honrorary Consulate of Zimbabwe in Istanbul (1) Hot African Girls (1) Ivory Coast Girls (1) Ivory Coast Night Life (1) islam domuz oldurme (1) İslamcı direnişçiler (1) Kaddafi ve kadınlar (1) kadın orgazmı (1) Kamerun Gece Hayatı (1) Kenya Ankara Buyukelcisi (1) Kenya Konsolosluğu (2) Kenya Konsolosu (1) Kenya Vizesi (1) Kenya'ya Uçak (1) Kinshasa (1) Kinşasa Büyükelçiliği (1) Komor Adaları Konsolosluk (1) Komor Adaları Konsolosu (1) Komor Adaları Mitsamiouli (1) Komor Adaları plajları (1) Komor Adaları Resimleri (1) Komor Adalarına seyahat (1) Komor Adalarında müzik (1) Komor Adalarında Türk Konsolosluğu (1) Komor uçak kazası (1) Komorlar (2) Komorlar Harita (1) Komorlu sanatçılar (1) Kongo Elciligi (1) Kongo haritası (1) Kongo milli marsini dinle (1) Kongo nerede (1) Kongo;nun başkenti (1) Kongo'nun bayrak renkleri (1) Kono Vizesi (1) Konsolosluk adresleri (1) Ksar Ghilane (1) Kuzey Afrika haberleri (1) Kuzey Afrika ülkeleri (2) Kuzey Afrika ülkeleri Haritası (1) Liberya hayvanlar (1) Libya Bankaları (1) Libya'da hayat (1) Libya'da insanlar ne yapar (1) Luanda Türk Konsolosluğu (1) Luska tarihi (1) Madagaskar Adası (1) Madagaskar haberleri (1) Madagaskar Konsolosluğu Istanbul (1) Madagaskar siyasi partiler (1) Madagaskar vizesi (1) Makerere Üniversitesi (1) Malaria Prophylaxis (1) Malavi (1) Malavi KonsolosluğuMalavi vizesi için gereken belgeler (1) Malavi vizesi (1) Malavi vizesi icin neler lazim (1) Malavi'deki Türk Konsolosluğu (1) Mali Haritası (1) Mali Nerde (1) Mauritius bilinmesi gerekenler (1) Mauritius gezisi (1) Mauritius haritasi (1) Mauritius konsolosluk (1) Mauritius resimleri (1) Mauritius seyahat vizesi (1) Mauritius seyahati (1) Mauritius Vize bilgileri (1) Mauritiusu merak edenler (1) Mayotte vizesi (1) Medenine (1) Mısır (1) Mısır Neresi (1) Mini etekli afrikalilar (1) Misir haberleri (1) Mozambik Konsolosluğu ve vize (1) Mozambik vizesi (1) Mozambik vizesi Başvuru formu (1) Mozambik'te Türkler (1) N'Djamena Türk Konsolosluğu (1) Namus ve Ahlak Bakanlığı (1) nane çayı (1) Nijer Vizesi (1) Nijerya (1) Nijerya Büyükelçiliği (1) Nijerya Konsolosluğu (1) Nijerya Nairası (1) Nijerya Vize (1) Nijerya'dan haberler (1) Noticias de Zimbabwe (1) orgazm yaşamak (1) Orta Afrika Cumhuriyeti Büyükelçiliği (1) Orta Afrika Cumhuriyeti Konsolosluğu (1) Orta Afrika Cumhuriyeti'ne nasıl gidilir (1) palmiyeler (1) poliritmik (1) Pretoria Büyükelçiliği (1) Ruanda konsolosluklari (1) Ruanda Milli Takımı (1) Sahara çölü (1) Saint Helena (2) Salsa (1) Senegal ile ticaret (1) Senegal Konsolosluk telefonu (1) Senegal Vizesi (1) Seychelles Consulate in Turkey (1) Seychelles visa information (1) Seychelles visas for visitors (1) Seyşeller (1) Seyşeller Konsolosluğu İstanbul (1) Seyşeller tatili için vize bilgileri (1) Seyşeller Türk Konsolosluğu (1) Seyşeller vizesi (1) Seyşeller'de Türkler (1) Seyşeller'e gitmek isteyenler mutlaka okumalı (1) Simali'de neler oluyor (1) Somali (1) Somali Neresi (1) Somali Şilini (1) Songho lagünü (1) Sudan Arapçası (1) Sudan Büyükelçiliği (1) Sudan Dili (1) Sudan Konsoloslugu Izmir (1) Sudan Konsolosluk Levent (1) Sudan Tarım fırsatları (1) Sudan'da Türkler (1) Süperlig Afrika futbolcular (1) Svaziland (1) Svaziland Harita (1) Svaziland Nerede (1) T.C konsolosluklar (1) T.C Mauritius Büyükelçiliği (1) Tanzanya Ankara Büyükelçiliği (1) Tanzanya Büyükelçiliği (1) Tanzanya Çalışma İzni (1) Tanzanya Harita (1) Tanzanya İkamet İzni (1) Tanzanya Konsolosluğu İstanbul (1) Tanzanya konsolosluk adresi (1) Tanzanya vizesi (1) Tap (1) terapisel egzersiz (1) Timsah saldirisi (1) Togo Konsolosluk Ankara (1) Togo Konsolosluk Istanbul (1) Togo Vize (1) Tonujane (1) transferleri (1) Tristan da Cunha (1) Tunus çölü (1) Tunus gezileri (1) Tunus haberleri (1) Tunus Harita (1) Tunus resimleri (2) Tunus seyahati (1) Tunus Tarihi yerleri (1) Tunus'da neler var (1) Turk konsoloslugu Kongo (1) Turkish Conculate in Kigali (1) Turkish consulate in Algeirs (1) Turkish Consulate in Luanda (1) Turkish consulate in Lusaka (1) Turkish Consulate in N'Djamena (1) Turkish Embassy in Angola (1) Turkish Embassy in Comores (1) Turkish embassy in Congo (1) Türk atletizminde Afrikalılar (1) Türk Büyükelçiliği Sınavları (1) Türk Büyükelçilikleri İş İlanları (1) Türkiye Cibuti Büyükelçiliği (1) Türkiye Cibuti Fahri Konsolosu (1) Türkiye Cumhuriyeti Komor Adaları (1) Türkiye Cumhuriyeti Nairobi Büyükelçiliği (1) Türkiye Cumhuriyeti Pretoria Büyükelçiliği (1) Türkiye Cumhuriyeti Tanzanya Büyükelçiliği (1) Türkiye Mozambik (1) Türkiye Ruanda (1) Türkiye-Cibuti (1) Türkiye-Zimbabve ilişkileri (1) Türkiye'nin Afrikadaki Konsolosluklari (1) Türkiye'nin Burundi Büyükelçiliği (1) Türkiye'nin Etyopya Büyükelçiliği (1) Türkiye'nin Kigali Konsolosluğu (1) Türkiye'nin Madagaskar Konsolosluğu (1) Türkiye'nin Maputo Konsolosluğu (1) Türkiye'nin Mauritius Konsolosluğu (1) Uçakla Türkiye-Kamerun (1) Uganda Haberleri (1) Uganda Hakkında Bilgiler (1) Uganda Nerde (1) Uganda Şilini (1) Uganda vize bilgileri (1) Uganda vize istiyor mu (1) Uganda'da Yatırım (1) Ugandalı kadınlar (1) ulkelerin milli marslari (1) ülkelerin Milli Marşları (1) Vize isteyen Afrika ülkeleri (2) Where is Seychelles (1) Where is Victoria (1) Yaounde Türk Konsolosluğu (1) Yeşil Burun Adaları (1) Yeşil Burun Adaları Harita (1) Yüksek Düzeyli Memurlar (1) yüksek enflasyon rekoru (1) Zaire Konsolosluğu (1) Zambia visa (1) Zambiya Büyükelçiliği (1) Zambiya Konsolosluğu (1) Zambiya Kwachası (1) Zambiya turistler için aşılar (1) Zambiya vize bilgileri (1) Zambiya vize istiyor mu (1) Zambiya vizesi (1) Zambiya'ya gidenlere uyarılar (1) Zambiya'ya nasıl gidilir (1) Zangibar'ı Tanıyalım (1) Zimbabbe Büyükelçilikleri (1) Zimbabve (1) Zimbabve Burada (1) Zimbabve Haberleri (1) Zimbabve Haritası (1) Zimbabve Konsolosluğu (1) Zimbabve makaleleri (1) Zimbabve vize bilgileri (1) Zimbabve vize istiyor mu (1) Zimbabve vizesi (1) Zimbabve'de Otel Ara (1) Zimbabve'deki Türk Büyükelçiliği (1) Zimbabve'ya nasıl gidilir (1) Zimbabwe Aktualności (1) Zimbabwe doları (1) Zimbabwe Embassy in Turkey (1) Zimbabwe haberleri (1) Zimbabwe'de neler oluyor? (1) Zimbabwes Nyheder (1) Зимбабве Новости (1) Тунис Новости (1)